| FLORA
VE FAUNA |
| Datça'nın
Bitki Zenginliği: |
| Datça'nın
bitki zenginliği antik çağlardan beri biliniyor. Knidos'un bir tıp
merkezi olmasında bu özelliğinin de önemli rol oynadığı açık. İklim
özellikleri Flora zenginliğinin başlıca nedeni. Datça florası
denilince akla öncelikle badem geliyor. İster baharın çağla bademi,
isterse sonrasının badem içi düşünülsün fark etmiyor. Datça
bademi her ikisinde de söz sahibi. Badem den başlayarak bakalım Datça'nın
florasına: |
| Narpız:Çay
olarak da içilen bitki güzel kokulu ve sağlık için yararlı. |
| Adaçayı:Adaçayı
Türkiye'de ve dünyada çok yerde yetişen doğal bir bitki türü. Datça'da
bütün kahvelerde çayını içebiliyoruz. Tüylü olan farklı türününe
yörede Yüzük Çayı deniyor. |
| Biberiye:Et
yemeklerinde kullanılan bitkinin rengi siyah gibi algılanan koyu yeşil. |
| Üzerlik
otu:Yakıldığında
buğusunun nazarı yok edip, kötülükleri kovacağına inanılıyor. |
| Altın
otu:Kurumuş çiçekleri bordoya yakın koyu kahverengi. Böbrek
hastalıklarına, kum problemlerine ve jinekolojik rahatsızlıklara karşı
sağaltıcı olarak kullanılıyor. |
| Sumak:Ekşi,
iştah açıcı, kızıla çalan kahverengi tohumlu, bu bitki güneydoğu
yöresinden sofraların vazgeçilmez baharatlarından birisidir. Datça'da
etlere çorbalara lezzet vermek ve salatalara özel ekşisini katmak için
kullanılıyor. |
| Dağ
Nanesi:Bildiğimiz nanenin daha ufak yapraklısı. Doğada
kendiliğinden yetişiyor. Koku ve tat olarak naneye çok yakın. |
| Palamut:Bir
zamanlar Datça Yarımadası tümüyle palamutlarla kaplıydı ve ihracatı
yapılırdı. Şimdilerde azalmış bulunuyor. |
| Kapari
ve Karabiber:Yemeklere lezzet veren bu iki bitki de yarımadada
bol bulunuyor. |
| Çiçek
Türleri:Özel
çevre koruma alanı olarak tescil edilen yarımadanın bitki ve havyan
zenginliğinin korunabilmesi için herkezin kurallara uyması gerekiyor.
Anemon ve kır çiçekleri de zengin bir çeşitlilik oluşturuyor. Baharın
erken geldiği Datça'da her mevsim ayrı çiçek türleri görülüyor. |
| Datça
Hurması (Phoenix Theophrasti Greuer):Endemik olarak yetişen Datça
Hurması yörede endemik olarak yetişen bitki türlerinin başında
geliyor. Palmae (Palmiye) familyasından Phoenix cinsi olarak tanımlanan
palmiyeye benzer bu ağaç dünyanın en eski bitki türlerinden birisi.
Marmaristen Datça'ya giderken yarımadanın en dar yeri olan Balıkaşıran
(Bencik) kıstağını geçince sağ tarafta kalan Eksera Vadisinde yoldan
görülebiliyor. Vadiye iniş biraz zor ama bu özel ağacı yakından görmek
için zahmete değer. Datçalı bir kılavuz bulundurmakta fayda var. |
| Badem:Hem
yüksek besin değerinden yaralanılıyor hem de eczacılıkta kullanılıyor.
Datça tüm Türkiye badem üretiminin büyük bir kısmını üretiyor.
Sadece çoğunu üretmekle kalmıyor en lezzetlilerini üretiyor. Meraklıları
biliyor ancak. Badem deyince tüm bademler bir değil. Çeşit çeşit
badem var. Kimi çağlayken lezzetlidir, tuza banıp yenmesi güzel olur.
Kiminin kabuğu incedir dişle kırılır, kimisi için çekiç gerekir.
En çok İzmir Kordonboyu’nda sofraya oturanlar bilir, buzlar içine yatırılmış
ve baş parmakla işaret parmak arasında dokunuverince kabuğu
soyuluveren badem içini. İstanbul’lular Bebek’in badem ezmesini
bilir ki bilmeye değer bir lezzettir. Kimi acıbademe meraklıdır. Hasılı
badem çok farklı şekilde yenilen, çok farklı tatlılar ve yemeklerde
kullanılan bir yemiş. İlaç yapımından vücut losyonuna kadar kimya
sanayinde bir çok alanda kullanılıyor. İşte bu çok lezzetli ve çok
işe yarayan badem Datçalıların ana geçim kaynağı. Şubat ayında çiçeğe
durmaya başlıyorlar. Ama dedik ya bir çok çeşidi var bademin. Çağlası
makbul olanı erkenden oluyor. Datça’da nurlu, akbadem, dedebağ,
kababağ, sıra badem, diş badem diye çeşitleri üretiliyor. Aslında
bir bahçede faklı çeşit badem olması bir zorunluluk. Çünkü çeşit
tozlaşmayı kolaylaştırıyor. İç badem için mayısı beklemek
gerekiyor. Dış kabukları açıldıktan sonra toplamak için Temmuz-Ağustos
aylarına varmak gerek. O zaman toplanıp güneşte kurutuluyor. Peki biz
nereden bileceğiz hangi bademin ne zaman yeneceğini , derseniz kolayı
var: Datça’ya gideceksiniz ve hiç uğraşmadan öğreneceksiniz. Datça’da
badem hava su gibi, herkesin hayatında var ve herkes tüm ayrıntıları
biliyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) birkaç yıl önce kuruyemiş
olarak paketlenen bademin üzerine “daha az kolesterol ve doymuş yağ içerdiğini
ve kalp hastalığı riskini azaltmada yararlı olduğu” yolunda ibare
konulmasını kararlaştırdı. Datçalılar bu bilgiye yüzyıllardan
beri sahiptiler. Muhtemelen Knidos’lular da biliyorlardı ve afrodizyak
olarak kullanıyorlardı Anadolu’ya Uzakdoğu’dan gelip de Datça’nın
iklimini toprağını çok sevip buralara yerleşen bademi. |
| Zeytin:Datça
eski çağlardan beri zeytin yetiştiriyor. Zeytin insanlık için
herzaman önemliydi. Kutsal kitaplar bile zeytinden söz ediyorlar. Nuh
Tufanının bitişi ve karanın ortaya çıkışı bir kuşun getirdiği
zeytin dalıyla sembolize ediliyor. |
| Kekik:Doğada
kendiliğinden yetişen otların en yararlılarından birisi ve yarımadada
bir çok çeşidi yetişiyor. Kekiğin bir çok çeşidi var ve tadları,
kokuları birbirlerinden farklı. Mor kekik, incir kekiği, peynir kekiği,
bal kekiği, baharat kekiği gibi bir çok çeşidi var. Mide ve karın ağrıları,
kas ağrıları gibi bir çok hastalığın tedavisinde eski çağlardan
beri kullanılıyor. Kekik yağı bebeklerden başlayarak insanların
derdine derman oluyor. Izgara etlerden çorbalara kadar bir çok yemeğe
lezzet katan kekikten arılar bal yapıyor. Kekik balı balların en değerlisi.
Başta bronşit olmak üzere üst solunum yolu hastalıklarında etkili.
Datçalılar kekiği yaraları iyileştirmek için de kullanıyorlar. |
| Pelin
otu:Görünüşü kekiği andırıyor ama kuruyunca sertleşiyor.
Çay olarak da kullanılan bu bitki mide dostu olarak tanınıyor. |
| Kantaron
otu:Çorbaya, komposto , hoşaf gibi yiyeceklere tat ve koku
vermesi için kullanılıyor. |
| Orman
ve Ağaçlar:Datça yarımdasında egemen orman tipini kızılçam
ormanları oluşturur. Fenike ardıcı, sığla ve Akdeniz selvisi gibi doğal
olarak az görülen türler de orman zenginliğine karışır. Ormanlık
olmayan ve tarım alanlarının dışında kalan kısmında boylu makiler
hakimdir. Hakim yapısı kireçtaşından oluşan Bozdağ da 1163 metreye
ulaşan Datça Yarımadası, anakaraya dar ve yüksek serpantin sırtlarla
bağlanır. |